Ekstra

Arascan Dönmez

  • 27 Eylül 2013
  • Pınar Derin Gençer
  • Yorum yok

, , ,

Performans sanatçısı Arascan Dönmez ile yaptığımız röportajın soru-cevap faslını Boo! üçüncü dönem ilk sayıda okuyabilirsiniz. Aşağıda ise kendisi hakkında bir miktar daha bilgi ve kendisinin manifestosu yer alıyor.

Türkiye’ye ilk mekan koçluğunu getiren kişi. Şu sıralar Cihangir’de Social Cihangir adlı mekanın mekan koçluğunu yapıyor. James Dean gibi hüzünlü baktığı ve Paul Newman havası olduğu söyleniyor. Devlet Tiyatrosu oyuncusu Suna Selen başta olmak üzere birçok kişi fiziğinin Yunan heykellerine benzediğini düşünüyor. Performanslarına gelen yabancılar ondan müthiş derecede etkileniyor. Kadınlardan olduğu kadar erkeklerden de evlenme teklifi alıyor. Bir enstitü tarafından yüzü de tescillenmek üzere. Şayet gerçekleşirse bu tescil, “çok yönlü ve en renkli erkek yüzü” olması ile ilgili. Holistik beslenme uzmanı Karen Hill ve eşi fitness eğitmeni Tony Hill ile çalışarak vücut yaptı.

“25 yaş bunun için çok erken” dediler ama o dinlemedi ve manifestosunu yazdı. Makedonyalı olmasından dolayı kaynaklanan sarışınlığı daha fazla dikkat çekmesi için kendini gösteren önemli özelliklerinden biriydi hep. “Başka Bir Hayat Mümkün” adlı kitabının çıkması için gün sayıyor. Kitapta 120 kilodan fit bir vücuda ulaşmanın hikayesini “başka bir beden” öykünmesi üzerinden anlatıyor. Son olarak “Bence Kitap” tarafından basımı ve dağıtımı gerçekleştirilen “K.” adlı kitaba verdiği yazı “Yarın Çok Erken, Şimdi ise Çok Geç” ile gündem konusu oldu. Fransa’da kürtaj yasağını protesto etmek isteyen kadınların, “343 Kaltağın Manifestosu”nu yayımlamalarından yola çıkılan ve 42 yıl sonra 201 erkeği, Türkiye’de kadınların kürtaj hakkını savunmak için manifesto yazmaları için bir araya getiren kitap projesi “K.”ya verdiği yazıyı bilmeyen yok. Proje kapsamında Emre Kongar, Ahmet Abakay Mansur Beyazyürek ve Sunay Akın gibi isimlerle aynı kitaba giren Dönmez, beklenir miydi bilinmez ama en dikkat çeken yazıyı yazan isim oldu.

18 yaşında yerel bir medya kuruluşu olan Gerçek’te köşe yazmaya başlayan ve şu anda Metrosfer haber portalının resmi yazarlığını yapan Dönmez kariyerine hızlı ve emin adımlarla başladı. Hepimizin hayatına bir performans ve bu performans kapsamında Ayşe Arman’a verdiği kurgu bir röportaj ile girdi. Hatta Ayşe Arman’ın Gezi olayları ile ilgili olarak sahte bir kaç polisle yaptığı röportajın tamamen asparagas çıkması da, okuyucunun “Arascan’ın golünden sonra şimdi de kendi kendine gol atmış” demesine neden oldu. Bir baba ile oğlu arasında geçen ensest hikayeyi gözler önüne seren performansı Ağustosta Karla Dans, Dönmez’in bir üçleme olarak düşündüğü işinin ilk halkasıydı. Onu takiben Hadi Gel Domatesli Pilav Yapalım ve Seks-Siz adlı performanslar izledi. Yeni performansı “Dün Gece Ben Kimdim Doktor?” ile 2014 sonbaharı için Avusturya’ya bir performans akademisinden davet alan Dönmez iki kişilik düşündüğü bu performansta Avustralyalı bir aktör ile aynı sahneyi paylaşacak.

Son performansı Seks-Siz’i Mersin Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi öğrencileri ile altı aylık özel bir laboratuvar çalışması sonunda hayata geçiren Dönmez, “Dün Gece Ben Kimdim Doktor?”un çalışmalarını da akademi öğrencileri ile atölyeler üzerinden yürütmeyi planlıyor. Daskunts Tiyatro Ekibi’nin kurucusu, yönetmeni ve dramaturg Aslı Kışlal’ın sanat direktörlüğünü üstlendiği performans, Viyana’dan sonra Türkiye’ye de gelecek.

Arascan Dönmez’in “Laraerium *” Adlı Manifestosunun Tam Metni:
Gerçek “doğru” bilinmek istenen. Doğru bilinmek istenen “inanıldığı” kabul edilen. İnanıldığı kabul edilen “algılandığı” zannedilen. Algılandığı zannedilen “arayışı” içine girilen. İdrak edilen: Her şey hem var hem yok. Hem yakında hem uzakta. Hem az hem çok. Hem tek hem çift. Hem evet hem hayır. Hem içeride hem dışarıda. Hem dikey hem bükey. Hem gerçek hem değil.

Yüce olanı arayarak ve o arayış içinki hakikat diye izi sürülen şeyi yorarak, yararak geçecek bir ömür. Doğmak ön, ölmek arka ise aradakiler ne bilinmeyecek. Var olduğu söylenen “gelecek”in hesabı yalnızca mekanik ve kronolojik düzlemde bilinmek istenen zaman ile beklenecek “az önce”, “şimdi” ve “biraz sonra”.

Düşünce düşüneninden bağımsız bir varlık alanı edinemeyecek hiç kendine. Genç bir zihinle kat edilmesi için kişinin kendinin, evrenin yasaları ile uyum gerekecek. Döngüsel mantık işlerleşecek “kabul”e ne yer vererek ne de vermeyerek.

Ve bu ne baş olacak ne de son…
Göğün altındakiler gibi ve yerin üstündekiler
Gaybın içindekiler gibi ve dışındakiler
Tekler gibi ve çiftler
Varlar gibi ve yoklar
Azlar gibi ve çoklar
Evetler gibi ve hayırlar
İçerdeler gibi ve dışardalar
Dikeyler gibi ve bükeyler
Gerçekler gibi ve değiller

Sonra karşılığını bulacak. Bastırılmayacak, aşılmaya çalışılmayacak. Kaçılmayacak. Açılmayacak. Kapanmayacak. Hatırlanmayacak. Unutulmayacak. Var edilmeyecek. Yok sayılmayacak. Hareket ne olacak ne de olmayacak. Sadece duracak. Büyük boşlukta temsil edilecek. Sese, aksiyona, biçime, içeriğe, ışığa, kurguya ve görüntüye gereksinim duymayacak. Bakacak… Gördüğü şey zuhura gelecek. Bir papatyanın kasımpatıya bir çam ağacının palmiyeye özenmediği noktada kendi karekökünü alınca bir homosapien özün ritmi nedir, görülecek. Performans buna denecek. Karşı çıkmak için imdada bir küskü yetişecek. Eylemi gerçekleştirmek içinse bir “laraerium” bulmak yetecek.

* Laraerium: Antik roma evlerinde küçük tapınma mekanı ya da kutsal köşe

Ne düşünmektesin?

* E-posta adresi hiçbir şekilde yayınlanmayacak ya da paylaşılmayacaktır.