Üçüncü Dönem

Boo! Üçüncü Dönem Üçüncü Sayı

, , , , , , , , , , , ,

Boo! Üçüncü Dönem Üçüncü Sayı

Canan Ergüder kapaklı Boo! | Yekta Kopan kapaklı Boo!

Boo! tarihinde ilk defa çift kapaklı dergiyi üçüncü dönemin bu üçüncü sayısında paylaşıyoruz. Bir nüshanın kapağında Canan Ergüder varken, diğer nüshanın kapağında ise Yekta Kopan var. Bu sayının içeriği de Boo!’nun en yoğun sayılarından oldu. Sabredebilenleri önce aşağıdaki başlıkları okumaya davet ediyoruz:

Yekta Kopan (özel röportaj)
Yeni kitabı Aile Çay Bahçesi’nden yazarlık deneyimlerine, toplum üzerine düşüncelerinden kendi yansımalarına geniş bir yelpazede açılan renkli sohbetiyle Yekta Kopan Boo!’ya konuk oldu.

Canan Ergüder (özel röportaj)
Binbir Gece’nin Eda’sı, Behzat Ç.’nin güzel ve güçlü Savcı Esra’sı, Nehir’in delidolu aldatılan kadını Canan Ergüder şimdi de Boo! sayfalarında…

Devam

Haber

Sanat Politikalarında Gençlik

, ,

İstanbul Kolektif

İstanbul Kolektif Sanatlar ve Kültür Derneği’nin şu sıralar devam eden bir çalışmaları var. Öncelikle Türkiye’deki sanatsever gençlerden, hazırladıkları anketi doldurmalarını istiyorlar. Sonrasında ise 3-9 Kasım tarihleri arasında gerçekleşecek bir uluslararası seminere imza atacaklar. Detaylı bilgiyi dernek bize yolladığı bültenle anlatsın:

Devam

Üçüncü Dönem

Boo! Üçüncü Dönem İkinci Sayı

, , , , , , ,

Boo! Üçüncü Dönem İkinci Sayı

Bu sayıyı şimdi okumak için tıkla!

Üçüncü döneme geç de olsa kaldığımız yerden devam ediyoruz. Bu sayıda başlık sayısı az, ama başlıkların dışında okuyacak şey çok! Bu leziz sayıya geçmeden evvel başlıkları merak edenler şöyle buyursun:

Haluk Çobanoğlu (özel röportaj)
Akademiden fotoğrafa, Zonguldak’tan Amerika’ya uzanan fotoğraf yolculuğunda hayata ve fotoğrafa her zaman politik çerçeveden bakan Haluk Çobanoğlu ile 12 Eylül darbesinden günümüze, hayatla, kendisiyle ve fotoğrafla ilgili dokunabildiğimiz konularda konuştuk.

Jehan Barbur (özel röportaj)
Müzisyen kimliğiyle tanınan Jehan Barbur bugünlerde yazılarının derlendiği ilk kitabı Çatıdaki Çimenler’i çıkardı. Denk gelmişken ziyaret edip uzun uzun konuştuk.

Tiyatroda Yeni Sezon (dosya)
Tiyatro toplulukları sezonluk programlarını açıklamaya başladı. 2013-2014 döneminin seçme oyunlarından fotoğraflar, afişler, notlar, olmazsa olmazlar içeren, Boo! okurları için hazırladığımız tiyatro dosyasına buyurun.

Devam

Ekstra

Arascan Dönmez

  • 27 Eylül 2013
  • Pınar Derin Gençer
  • Yorum yok

, , ,

Arascan Dönmez

Performans sanatçısı Arascan Dönmez ile yaptığımız röportajın soru-cevap faslını Boo! üçüncü dönem ilk sayıda okuyabilirsiniz. Aşağıda ise kendisi hakkında bir miktar daha bilgi ve kendisinin manifestosu yer alıyor.

Türkiye’ye ilk mekan koçluğunu getiren kişi. Şu sıralar Cihangir’de Social Cihangir adlı mekanın mekan koçluğunu yapıyor. James Dean gibi hüzünlü baktığı ve Paul Newman havası olduğu söyleniyor. Devlet Tiyatrosu oyuncusu Suna Selen başta olmak üzere birçok kişi fiziğinin Yunan heykellerine benzediğini düşünüyor. Performanslarına gelen yabancılar ondan müthiş derecede etkileniyor. Kadınlardan olduğu kadar erkeklerden de evlenme teklifi alıyor. Bir enstitü tarafından yüzü de tescillenmek üzere. Şayet gerçekleşirse bu tescil, “çok yönlü ve en renkli erkek yüzü” olması ile ilgili. Holistik beslenme uzmanı Karen Hill ve eşi fitness eğitmeni Tony Hill ile çalışarak vücut yaptı.

“25 yaş bunun için çok erken” dediler ama o dinlemedi ve manifestosunu yazdı. Makedonyalı olmasından dolayı kaynaklanan sarışınlığı daha fazla dikkat çekmesi için kendini gösteren önemli özelliklerinden biriydi hep. “Başka Bir Hayat Mümkün” adlı kitabının çıkması için gün sayıyor. Kitapta 120 kilodan fit bir vücuda ulaşmanın hikayesini “başka bir beden” öykünmesi üzerinden anlatıyor.

Devam

Ekstra

Yedi Pink Floydlar ve İki Prenses

, , , , ,

7 Pink Floydlar ve 2 Prenses

Röportajın tümü dergiye sığmadı, eksiksiz halini buradan yayınlıyoruz. Buyrun:

7PF2P tam 7 yıldır saygıyla Pink Floyd eserlerini çalıyor. Ağustos ayındaki görkemli The Wall şovunun ardından gözlerimiz kendilerini aradı. Grubun Kadıköylü gitaristi Barış Kıran’la Karga Bar’ın bahçesinde buluştuk. Prenseslerden Nil İpek Hülagü ve davulcu Cem Uçan da e-posta ile yolladıkları cevapları ile aramıza katıldı.

Grup nasıl kuruldu? Herhalde dokuzunuz birden bir araya gelmediniz.
B:
Aslında bir arkadaş ağı vardı ortada. Cem, Erhan ve ben öncesinde başka bir projede blues yapıyorduk. Ondan sonra PF çalalım fikri oluştuğunda tabii bir sürü enstrüman gerekiyordu. ‘Arkadaşlardan destek alalım, kimler bize yardımcı olur’ dedik. Böyle bir kuruluş aşaması oldu. İlk konserimizi verdiğimiz sırada 7 kişiydik. Henüz prensesler yoktu. Taha vardı. Gitar çalıyordu, vokal yapıyordu. Amerika’ya gitti doktora için. O gittikten sonra biz 6 Pink Floydlar gibi kaldık. Şu anda saksafonla birlikte 7 oluyoruz. Eskiden saksafon 8’inci oluyordu.

Devam

  1. 1
  2. 2
  3. 3